Advert
“Kur’an ve Sünnet Ekseninde Kadın ve Adalet”
8 Mart Dünya Kadınlar günü münasebetiyle İlçe Müftülüğünün organize ettiği “Kur’an ve Sünnet Ekseninde Kadın ve Adalet” konulu konferans, Aile ve Dini Rehberlik Görevlisi Fatma Onur tarafından Kültür Merkezinde verildi.
“Kur’an ve Sünnet Ekseninde Kadın ve Adalet”

 

 

Solhan İlçe Müftülüğü, 8 Mart Dünya Kadınlar günü münasebetiyle Belediye Kültür Merkezinde bayanlara yönelik konferans düzenledi.

 

Yoğun katılımın olduğu programda Aile ve Dini Rehberlik Görevlisi Fatma Onur; Peygamber Efendimiz (s.a.v)  “İlim öğrenmek her Müslüman’a farzdır.” buyurarak kadının da tıpkı erkekler gibi ilim edinme, yani eğitim hakkına sahip olduğunu belirtti.

 

Asrı Saadet hanımları ilim tahsilinden geri kalmayı asla istemediğini belirten Fatma Onur,” İçlerinden biri Resulullah’a (s.a.v) gelerek hanımların bu konudaki taleplerini iletti. “Ey Allah’ın elçisi erkekler senin sözlerini rahatlıkla öğrenebiliyorlar. Bize de bir gün belirlerseniz, o gün sana gelsek, Allah’ın sana öğrettiklerini sen de bize öğretsen” dedi. Resulullah (s.a.v) bu talebi geri çevirmedi. Hanımların eğitimi içinde özel zaman ayırmaya başladı. Bu saatlerde hanımlar öğrenmek istediklerini Resulullah’a (s.a.v) rahatlıkla sorabiliyorlardı. Efendimiz aleyhisselam ilim öğrenmek ve ibadet etmek amacıyla kadını, erkeği ve çocuğuyla tüm inananları mescide çağırmış, bununla beraber hanımlara mescid adabını da öğretmiş. Hanımların mescidden, erkeklerden önce çıkmasını ayrıca fitneye sebep olmamak için de tesettür ayetine uygun bir tarzda giyinmelerini ve dikkatleri üzerlerine toplayacak davranışlardan uzak durmalarını tavsiye etmiştir.

 

Evet, kadın dindarlığında bilgi etkili olduğu zaman aileden başlayarak bütün toplumda doğru din anlayışına dayalı bir dindarlık oluşur. Rivayete göre Hacer eşine “Ey İbrahim bizi bu ıssız vadide bırakıp ta nereye gidiyorsun” diye seslenmiş;

 

İbrahim (as): “ Tabi ki Allah’a emanet ediyorum”

 

Hacer: “Yoksa dedi, yoksa bizi buraya bırakıp gitmeni sana Allah mı? emretti. Bu soruya “ Evet, Allah emretti.” İşte bu anda Hacer’in dudaklarında muhteşem bir cevap dökülecektir. “Öyleyse git Allah bize yeter, o bizi zayi etmez ve himayesiz bırakmaz.”

 

Evet, yüce Rabbi Hacer’e yetmişti. Su ve erzakları bitince Safa ile Merve arası koşturmaca başlamıştı. Tevekkül ettiği Rabbinin ona yetişmesi için gayret etmesi ve koşturması lazımdı. İşte bu koşturmanın sonunda Rabbi bugün zemzem diye bildiğimiz su ile onun imdadına yetişmişti. İbrahim ve onun ailesine selam olsun.

 

İffetin Sembolü Hz. Meryem

 

Hz. Zekeriya’nın terbiyesinde yetişen bu güzel insan iffetin ve takvanın bir sembolü olarak yetiştirilmişti. İşte o iffet sembolüne Cebrail (as) bir çocuğunun olacağını söyleyince ilk tepkisi şöyle olur. “Bana bir insan dokunmamıştır, ben iffetsizde değilim.” Cebrail (as) ona bu çocuğu insanlara Allah’ın kudretinin bir alameti ve işareti olacağını söyleyecektir. Yüce Allah mucize çocuğun doğumu esnasında tıpkı Hacer’in imdadına yetiştiği gibi ona da bir su gözesi yaratarak, kuru hurma ağacından da taze hurma yeşerterek, kendisini teselli etmiş ve mahsun olmaması gerektiğini bildirmiştir.

 

İftiraya uğraması sonucu vahyin kendisine taraf olduğu kadın Hz. Aişe

 

Efendimizin sevgili eşi Hz. Aişe hakkında yapılan bir iftira ve peşinden bazı ayetlerin inmesine neden olan “ifk hadisesi”ne temas ederek bitirmek istiyorum.

 

Bir savaş sonrası, ordudan geri kaldığı için Safvan isimli bir sahabenin devesine binerek orduya yetişen Hz. Aişe hakkında iftira kampanyaları başlar. Bu dedikoduları çok sonra duyan Hz. Aişe’ye belki en ağır gelen husus Efendimizin “ Ya Aişe böyle bir şey yaptınsa söyle! ve günahlarına tövbe et” sözleriydi. Annemiz sarsılmıştı. Herkesin bittiği andı o an ve nihayet (Nur 11-26) ayetleri ile suçsuz olduğu ispatlanmıştı. Annemiz daha sonra bu olayı anlatırken şöyle diyecektir. “Ben rabbimin beni bir şekilde temize çıkartacak bir vahiy indireceğini biliyordum. Ancak bunu müminlerin okuyacağı Kur’an ayetleri içinde yer alacağını hiç beklemiyordum.”diyen Hz. Aişe sevinmişti. Ancak bir o kadar da sevinen Efendimizin (as) kendisi idi. Eşi suçsuz ve temiz idi. Evet Aişe annemize ve onun Efendisi, bizim de Efendimiz Hz. Muhammed (as) onun temiz aline ve ashabına selat ve selam olsun. “dedi.

              

Kategori: SOLHAN
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
-
Advert