Aman! Döne Döne Yar Geliyor…


Sizi bilmem ama benim başım dönüyor.

Dönek yaratıkları seyretmekten inanın başım dönüyor.

Her gün farklı bir adreste, farklı birileri ile kol kola olan mahlukları görmekten başım dönüyor.

Sakın yanlış anlamayın, cinsiyet değiştirenlerden bahsetmiyorum.

Din, mezhep, grup, tarikat, cemaat değiştirenlerden de bahsetmiyorum.

Hayatta herkesin en fazla bir kere dönmek veya döneklik yapma hakkı olsun.

Ha yanlış anlaşılmasın; semazenleri hiç kastetmiyorum.

Onlara hayranım…

Sabırsızlanıyorsunuz okurken, biliyorum.

Çok merak ediyorsunuz “o zaman kim bu dönekler?é diye.

Hemen şöyle söyleyeyim; Bukalemun gibi ortama göre renk değiştiren dönekler.

Yağmur nereye yağarsa tarlasını oraya çeken dönekler.

Çift tarafı tura gibi olan dönekler.

Anlayacağınız, biz onlara kısaca topaçta diyebiliriz.

Ama unutmayalım, topaçlarda iki çeşittir; ipli topaçlar, ipsiz topaçlar.

Aralarında bir fark var mı? Bence yok, çünkü ikisini de çeviren bir eldir.

Bu döneklerin yarınları yok, çünkü biraz sonra ne yapacaklarını papatyadan yaprak kopararak belirlerler.

Hani bu seviyor-sevmiyor hikayesi…

Döneklerin en büyük özelliği yağmurlu havada güneşin kendilerinin üzerine doğduğunu ve gölgeleriyle yön bulduklarını anlatır ve sizi buna inandırırlar.

Bu darbe sürecinde hepiniz çok karşılaşmışsınızdır bu döneklerle.

Akşam platformun üzerinde, gece darbecilerle darbenin senaryo olduğunu anlatırlar.

Sabah kim güçlüyse onunla kahvaltı masasında…

Hızlarına bizlerin yetişmesi imkansız.

Hele hele bu dönekler siyasetçi ise, onları bir parti binasında aramayın.

Çünkü o saat içinde parti değiştirmiş olabilirler.

Dönekler dün söylediklerini hava boşluğuna, yazdıklarını ise suya yazmışlardır, onun için düne dair hiçbir sözleri muteber değildir.

Dönekler yanlarında silgi eksik etmezler. Verdikleri sözleri hiç vermemiş gibi silmek için.

Siz onun elinin sizin omzunuzda olduğunu düşünürsünüz, oysa o arkanızda başka bir eli tutmuştur.

Gömlek değiştirir gibi fikir ve parti değiştirir dönekler.

Dönekler birilerine baş gibi görünse de, aslında onlar çıkarları için birilerinin hep kuyruğudurlar.

İdealsiz siyasetçiler baharda güzel görünseler de, sonbaharda sararıp yok olacaklardır.

Böyle idealsiz, ilkesiz insanlarla hiçbir yola çıkmayın, çıkmayın ki her gün yarı yolda kalmayıp ve birileri tarafından basit çıkarlar için satılmayasınız.

 

NOT; ben bu yazıyı kaleme aldığımda, Kazım ATAOĞLU bey, daha Meral Akşener’in partisine geçmemişti. Dolayısıyla bu yazı bir hedef gösterme yazısı değil, tamamen bir durum tespitidir.

foto
Yazar: Musa APUHAN
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal