Dr. Avcı, Mevsim Değişikliklerine Karşı Uyardı
Sonbaharda vücut bağışıklık sisteminin gribal hastalıklara karşı güçlendirilmesi için Özel Bingöl Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avcı, bazı önerilerde bulundu.
Dr. Avcı, Mevsim Değişikliklerine Karşı Uyardı

Özel Bingöl Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avcı, sonbaharda vücut bağışıklık sisteminin gribal hastalıklara karşı güçlendirilmesi için yapılması gerekenleri anlattı. 

Dr. Yusuf Avcı, Gribe yakalanmamak için aşağıdaki önerilerde bulundu. 

- Mevsim geçişlerinde hava sıcaklığına aldanmayın, tedbirli giyinin. 

- Gribal enfeksiyonu olan kişilerle yakın temas halinde bulunmayın. 

- Eğer gripseniz avuç içinize hapşırmayın. Tek kullanımlık kâğıt mendil ya da peçeteyle ağzınızı kapatın. 

- El hijyenine özen gösterin. Ellerinizi şüpheli yüzeylere temastan hemen sonra ve kış aylarında normal zamana göre daha sık yıkayın. 

İşte mevsim geçişlerinde dikkat edilmesi gereken sorunlar ile ilgili detaylar…

 

Sonbahar hastalıkları nelerdir? 

Mevsim geçişi ile birlikte görülmeye başlanan sonbahar hastalıkları kapıda! Peki nedir bu sonbahar hastalıkları, Sonbahar hastalıklarından nasıl korunuruz? 

Herkes tarafından büyük bir hevesle beklenen yaz mevsimi, yerini artık sonbahara bıraktı. Bu mevsim geçişlerinin şüphesiz en zorlu yanı da beraberinde getirdiği grip, bronşit ve soğuk algınlığı gibi hastalıklardır. Bu geçişi sağlıklı bir şekilde atlatabilmenin ve bütün kışı zinde geçirebilmenin en önemli yolu da doğru beslenmekten geçiyor. Çünkü özenli ve doğru beslenme, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalık ihtimalini azaltırken, mevcut rahatsızlıkların iyileşme hızını da artırıyor. 

Bugünlerde vücudumuz sıcak-soğuk geçişine alışmaya çalışıyor. Serinleyen havalara rağmen yazlık kıyafetlerini raflara kaldıramayan ve sonbaharın gerektirdiği beslenme düzenine geçemeyen kişilerin de gribal hastalıklara karşı vücut direncinde bir zayıflama yaşanıyor. Bu hastalıkları önleyebilmek için ise sağlam bir bağışıklık sistemi gerekiyor. Güçlü bir vücut direncine sahip olmanın yolu da mevsime uygun beslenmekten geçiyor.

 

Sonbahar hastalıklarından korunmak için neler yapılmalı? 

Avcı: “Sonbaharda hakim olan yağmurlu ve kapalı havalar bazı insanlar için mutsuzluk sebebidir. Bu kişilerin genellikle sonbahar aylarında şeker oranı yüksek gıdalarına tüketimine yöneldiğini gözlemliyoruz. Bununla orantılı olarak doğru beslenmeden uzaklaşanların vücut direncinde de düşüş yaşanıyor. Sonbahar mutsuzluğunu kontrol altına alabilmek için özellikle B vitamini bakımından zengin tam tahıllar, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünlerinin tüketilmesi gerekiyor”.

 

Sonbaharda su içmeyi unutmayın!

Sonbaharda beslenmeyle ilgili dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri de su tüketimidir. Çünkü artan yağışlar ve soğuyan havayla birlikte kişiler sıcak içeceklere rağbet ediyor. Bu durum da su tüketiminin unutulmasına neden olabiliyor. Ayrıca havaların serinlemesiyle yaşanılan susuzluk fark edilemeyebiliyor. Çay, kahve gibi sıcak içecekler suyun yerini tutmadığı gibi, aksine vücuttan su atılmasına yol açarak daha fazla su ihtiyacı oluşturuyor. Eğer bu gibi içeceklerin tüketiminden uzak durulamıyorsa, daha fazla su içmeye dikkat edilmesi gerekiyor. Günde en az 1,5 litre su içilmesi uygundur. Fakat çay, kahve gibi içeceklerin tüketimi fazla ise bu miktar arttırılmalıdır. 

En sık görülen sonbahar hastalıkları nelerdir? Dr. Avcı, sonbahar hastalıkları ile ilgili olarak; 

Hava sıcaklığında ani düşüş, hava kirliliği, kapalı ve kalabalık mekanlarda geçirilen uzun zamanlar, toplu taşıma araçları derken bunu fırsat bilen virüsler çevremizi kuşatıyor. Doğanın kendini kışa hazırlamak için yaşadığı dönüşüm, özellikle 

büyük şehirlerde yaşayanları olumsuz etkilerken üstüne üstlük okulların açılmış olması ve kapalı mekanlar mikropların kolayca bulaşmasına fırsat veriyor. 

Üst solunum yolu hastalıkları Sonbaharda vücudun bağışıklık sisteminin zayıflamasının da etkisiyle, damlacık yoluyla bulaşan üst solunum yolu enfeksiyonları (nezle, grip, farenjit, tonsillit, sinüzit) daha yaygın hale geliyor. Kuru hava, aşırı çalıştırılan ısıtıcılar ve kalabalık alışveriş merkezlerindeki klima sistemleri de solunum yolumuzdaki mukozal koruma bariyerine zarar veriyor ve bizi enfeksiyonlara daha açık hale getiriyor. Hava sıcaklığına uygun giyinip rüzgâra ve yağmura maruz kalmayarak, mevsim sebze ve meyvelerini yeterince tüketerek, bol su içerek, özellikle ellerimizi sık sık sabunla yıkayarak, pencereleri düzenli aralıklarla açıp ortamı havalandırarak üst solunum yolu hastalıklarına karşı önlem almak mümkün.

Kronik hastalıklar Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) olanlar, astımlılar, diyabetikler, kanser nedeniyle kemoterapi gören hastalar üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı daha duyarlılar ve bu kişilerde enfeksiyonlar bronşit ve zatürre gibi daha ciddi alt solunum yolu enfeksiyonlarına kolayca dönüşebiliyor. Astım ve KOAH atakları meydana gelebiliyor. Bu nedenle kronik hastalıkları olanların sonbaharda grip aşısı yaptırmaları ve belirli periyotlarda zatürre aşısı olmaları özellikle önem taşıyor. 

Sindirim sistemi hastalıkları Yapılan çalışmalarda gastrit, mide ülseri, sindirim sistemi kanamaları ve huzursuz bağırsak sendromu gibi sindirim sistemiyle ilgili bazı hastalıkların geçiş mevsimlerinde özellikle ilkbahar ve sonbaharda arttığı görülüyor. Beslenme alışkanlıklarının, uyku saatlerinin değişimi, yaşam şartlarının yaza göre zorlaşması, stres ve sorumluluk yükünün artması, gün ışığından faydalandığımız saatlerin azalması gibi etkenler vücudumuzda bazı değişikliklere ve strese yol açıyor. Bu adaptasyon süreci içinde vücut bu değişimlere uyum sağlamazsa sindirim sitemiyle ilgili sıkıntılar artıyor. Bu nedenle sonbaharda da mümkün olduğunca gün ışığından faydalanmayı, aşırı uyumamayı, düzenli spor yapmayı ve dengeli beslenmeyi ihmal etmemek büyük önem taşıyor. 

Depresyon Yazın açık havada geçirilen zamanlar, denizler, ormanlar, parklar sonbaharla birlikte yerini ev ve işyeri arasındaki kısır döngüye, trafik stresine, artan iş yüküne, çoğunlukla televizyon başında geçirilen zamana bıraktığında buna yönelik savunma mekanizması geliştiremeyen kişilerde sonbahar depresyonuna girme ihtimali artıyor. Oysa doğanın sonbaharla birlikte apayrı bir güzelliğe bürünmesine kayıtsız kalmamak, yürüyüş ve hafta sonu dışarıda zaman geçirmeyi ihmal etmemek, yağan yağmurlardan sonra etrafı saran toprak kokusunu içine çekmek doğal antidepresan görevi görüyor. Bu nedenle hafta sonları alışveriş merkezlerine gitmek yerine doğadaki bu değişime tanıklık edebileceğimiz mekânlarda bulunmak, gün ışığından mümkün olduğunca yararlanmak ve düzenli beslenme, egzersiz ve uykumuzu ihmal etmemek çok önemli. 

Migren ve baş ağrıları Op. Dr. Yusuf Avcı mevsimsel değişiklikler, hava basıncı ve nem değişiklikleri ile özellikle güney batıdan esen lodosun baş ağrıları ve migren ataklarını tetikleyebildiğini belirterek “Ülkemizde bununla ilgili lodoslu havalarda migren ataklarının arttığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalarda aslında baş ağrısının nedeninin esintinin kendisi değil rüzgarla birlikte gelen havadaki biyolojik aktif partiküller, tozlar ve kirler olduğuna dair veriler mevcuttur” diyor. Dr. Avcı, mevsime uygun giyinmenin, rüzgârlı havalarda yüzümüzü ve başımızı korumanın, bazı iklimsel değişikliklerle tetiklenen hastalığımız varsa bu gibi havalarda tedbirli olmanın yaşam kalitemizi artırabileceğini vurguluyor.

 

Dr. Yusuf Avcı, Gribe yakalanmamak için aşağıdaki önerilerde bulundu. 

- Mevsim geçişlerinde hava sıcaklığına aldanmayın, tedbirli giyinin. 

- Gribal enfeksiyonu olan kişilerle yakın temas halinde bulunmayın.

- Eğer gripseniz avuç içinize hapşırmayın. Tek kullanımlık kâğıt mendil ya da peçeteyle ağzınızı kapatın. 

- El hijyenine özen gösterin. Ellerinizi şüpheli yüzeylere temastan hemen sonra ve kış aylarında normal zamana göre daha sık yıkayın.

Kategori: SAĞLIK
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

KATEGORİ HABERLERİ

-