Advert
Numanoğlu, “Rabbimize Yönelme ve Teslim Olma Zamanı”
Ramazan ayının habercisi olarak kabul edilen Şaban ayının 15. gecesi olan Berat Kandili, tüm İslam âleminde olduğu gibi İlçemizde de huşu içerisinde idrak edildi.
Numanoğlu, “Rabbimize Yönelme ve Teslim Olma Zamanı”

Ramazan’ın habercisi olarak kabul edilen Berat Kandili, Solhan’da da dualarla ihya edildi. Berat Kandili münasebetiyle Ulu Camiinde düzenlenen programda Kur’an-ı Kerim ve Mevlidi Şerif okudu. 

Daha sonra İlçe Vaizi Osman Numanoğlu gecenin anlam ve önemi hakkında vaaz verdi.

“Bizi bu yılın Şaban ayına ve Berat gecesine kavuşturan yüce Rabbimize sonsuz hamd-u senalar olsun.  Efendimiz Hz. Muhammed’e milyonlarca salat ve selam olsun.” Diyerek vaaza başlayan Numanoğlu şu ifadelere yer verdi. 
“Muhterem Müslümanlar! Malumunuz olduğu üzere  27 Mart Cumartesi gününü, 28 Mart Pazar gününe bağlayan bu gece yani  Şâban ayının 15 gecesi,  Yüce Allah’ın inayeti ile Berât Kandilini idrak etmiş oluyoruz. 
Berât kelimesi, “Kişinin bir yükümlülükten, sorumluluktan, suç ve cezadan kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelir. Şâban ayının on beşinci gecesinde, Müslümanların, Allah’ın affı ve mağfireti ile günah yükünden kurtulacağı, arınıp temizleneceği, ilahi affa nail olacağı umularak bu geceye Berât gecesi denmiştir.
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve selem)’in “Allah-u Teâlâ -rahmetiyle- şâban ayının on beşinci gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesi koyunlarının kıllarının sayısından daha fazla kişiyi bağışlar” buyurduğu rivayet edilmiştir. Kelb kabilesi o zamanlar çok fazla koyuna sahip bir kabile olup, Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bu örnek ile Merhametlilerin en Merhametlisi olan Yüce Allah’ın o gece çok sayıda kulunu bağışlayacağını müjdelemiştir.
Aziz Müslümanlar! Peygamber Efendimiz (s.a.v.) başka bir Hadis-i Şeriflerinde de : “Şâbanın ortasındaki gece ibadet ediniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Muhakkak ki Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu şun isteyen?, yok mu bunu isteyen?’ diye buyurduğunu bize haber vermiştir.
Berat gecesi Yüce Yaratıcının kullarına merhamet edip, onları bağışlaması umulan bir gece olmakla beraber, Allah-u Teala’nın bu merhametine nail olmak için öncelikle kulların gayret etmeleri gerekmektedir. Kerim kitabımızın birçok ayet-i kerimesinde; Cenab-ı Mevla, bizi istikamet üzere olmaya, kendisine yönelmeye, kendisine hakkıyla teslim olmaya davet etmektedir.
Zümer süresinin 53. ayetinde;“De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin…” buyuran yüce Rabbimiz, aynı sürenin 54. ayetinde yani bir sonraki ayet-i kerimede: “Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.” buyurarak Allah’ın rahmetinden, ancak Allah’a yönelerek ve ona teslim olarak ümit kesilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
Yine yukarıda okuduğumuz ve Yüce Mevla’mızın “Yok mu tövbe eden, yok mu rızık isteyen, yok mu afiyet isteyen, yok mu şunu isteyen, bunu isteyen” mealindeki fermanları, kullarını rahmet ve mağfiretine müracaat etmeye, kendisine yönelip O’na teslim olmaya davet etmesi değil midir?
Peki, biz Allah’ın affına, verdiği rızka, afiyete ve daha Rabbimizin daha birçok nimetine muhtaç değil miyiz? Elbette muhtacız. Hem de hadsiz, hesapsız muhtacız. 
Ümmet-i Muhammed olarak başımızdaki musibet ve belaların, hastalıkların haddi hesabı yok. İşte bu yüzden Rabbimizin merhametine, mağfiretine ve berâtına müracaat etmek için bundan daha iyi fırsat bulamayız belki de.
O halde: Allah’a yönelmek ve ona teslim olmak için, bu gibi rahmet fırsatlarını gaflette geçirmeyelim. Yüce Yaradan’ın affına ve berâtına nail olabilmek için önce biz affedici olalım. Müslüman kardeşlerimize haklarımızı helal edip onları affedelim. Biz de onlardan helellik almaya gayret edelim.
Her türlü kötülükten, şerden, gafletten hayâsızlıktan, zulüm ve adaletsizlikten uzak durmaya çalışalım.
Aziz Müslümanlar! Berat gecesinde yapılması gereken özel bir ibadet olmamakla beraber, Hz. Peygamber’in Şâban ayına ve özellikle bu ayın on beşinci gecesine ayrı bir önem vererek, onu ihya ettiğine dair diğer rivayetleri de göz önüne alan âlimler, bu geceyi namaz kılarak, gündüzünde oruç tutarak, Kur’an-ı Kerim okuyarak, tövbe, istiğfar ve dua ederek geçirmenin sevaba vesile olacağını dile getirmişlerdir.
Allah’ım bizi ve tüm Ümmet-i Muhammedi günah yükünden kurtulmuş, berâtını almış olarak mübarek Ramazan ayına kavuştur ve Berât gecesini tüm İslam âlemi ve insanlık için hayırlara, huzura ve felaha vesile eyle.”

Kategori: SOLHAN
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
-