Advert
as

“KAZANAN GAZZE, KAYBEDEN BÜTÜN MÜSLÜMANLAR”

“KAZANAN GAZZE, KAYBEDEN BÜTÜN MÜSLÜMANLAR”

Solhan İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen konferansta konuşan Doç. Dr. Karaalp, Filistin’de yapılan soykırıma bütün Müslümanların seyirci kaldığını, bu süreçte sadece Gazze’nin direndiğini belirterek kazanan Gazze, kaybeden bütün Müslümanlar olduğunu vurguladı.

Muş Alparslan Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Cahit Karaalp, Solhan İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu tarafından düzenlenen “Davamız Kudüs” adlı konferansa konuşmacı olarak katıldı.

Sunuculuğunu Osman Ayman’ın yaptığı konferans, Belediye Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Program,  Mehmet Nuri Cane’nin okuduğu Kur’an Kerim Tilaveti ile başladı.

Konferansın açılış ve selamla konuşmasını platform adına yapan Eğitim Bir-Sen Solhan Temsilcisi Mehmet Mahşuk Uslu,”Malum aylardır Filistin’de, Gazze’de olup bitenleri görünce hepimizin boğazı düğümleniyor, anlatılmaz bir acı yüreğimizi dağlıyor. Bir şeyler yapamamanın çaresizliği içinde kıvranıp duruyoruz. İsraillin Gazze’de Sergilediği vahşet, sadece Batının sahte değerlerini sorgulatmadı bize. Müslümanlığımızı, imanımızı, inancımızı, ait olduğumuz yeri de sorgulamaya başladık. Biliyoruz ki Gazzede sadece Mescidi Aksa için direnmiyor mücahitler, Zira Gazze’yi savunmak Mekke, Medine, İstanbul, Diyarbakır, Kahire, Buhara, Semerkandı, Bağdat’ı savunmaktır. Gazze’deki bu destansı direniş inşallah İsraillin çözülüşünü, çöküşünü hatta yok oluşun hazırlayacaktır.

Şu altı cümleyi İslam Beldelerinin yöneticilerinin duyması için her platformda dile getirmemiz gerektiğine inanıyorum.

1- Gazze bize bir daha gösterdi ki 20 yüzyılın ilk yarısında Amerika’da ve Avrupa’da teşekkül ettirilen Batılı Kurumlar, kuruluşlar Batı işgallerinin öncü cepheleridir. Müslüman coğrafya onların insafına bırakılamaz.

2-Çatışma ve saldırılara maruz kalan çocukları, sivilleri, yakılıp yıkılan şehirleri, bölgeleri koruyacak, askeri birliklerden oluşan acil müdahale gücü derhal oluşturulmalı. Aksi takdirde İslam medeniyetinin kadim şehirleri birer birer yerle bir edilecektir.

3-Son iki yüz yıldır, ABD ve Avrupa kriz bölgelerine müdahaleyi nasıl kendine hak gördüyse, asker gönderiyorsa Müslüman ülkeler de derhal Filistin’e asker göndermeli, Buna idarecilerimizi ikna etmek için kitleler halinde dile getirmeliyiz.

4-Müslüman coğrafyadaki bütün ticaret yolları, Batının denetiminden çıkarılmalı. Bölge ülkelerinin kontrolü altına alınmalı, ABD ve Avrupa’nın müdahale alanları daraltılmalı askeri üsleri ve askeri varlıkları daraltılmalı.

5- Malaka Boğazı, Kızıldeniz, Basra Körfezi, Doğu Akdeniz, Suveyş Kanalı, İstanbul ve Çanakkale Boğazları bu coğrafyanın nükleer silahlarıdır. Batının bu vahşetine karşı bu silahlar ivedikle devreye alınmalı ve tüm ticaret yolları İsrail ve onu destekleyenlere dar edilmeli.

6- Türkiye, Endonezya, Malezya, Pakistan ve son yıllarda Sömürgeci Avrupalılar kendi ülkelerinden kovan Bazı Afrika ülkeleri böyle bir askeri birliğin çekirdeğini oluşturabilir.

Bunu yapmazsak Gazzede yaşam ve kimsenin durdurmadığı bu soykırımın 21. Yüzyıla mutlaka derin etkileri olacaktır. Şimdiden hareket geçilmeli en az dört beş ülke bu süreci başlatmalı. Aksi takdirde Gazzedeki kilitlenmişlik, çaresizlik tüm coğrafyanın felaketi olacaktır. Vakit kaybetmeden aksiyona geçme zamanı gelmiş olduğuna inanıyorum.  Katılım gösterdiğiniz için Solhan Kardeşlik ve Dayanışma Platformu olarak hepinize teşekkür ediyorum.”dedi.

Filistin’de yapılan soykırıma bütün Müslümanların seyirci kaldığını belirten Cahit Karaalp, bu süreçte sadece Gazze’nin direndiğini söyleyerek kazanan Gazze, kaybeden bütün Müslümanlar olduğunu vurguladı.

“ARTIK KONUŞMA ZAMANI DEĞİL BİR ŞEYLER YAPMA ZAMANIDIR”

Karaalp,”Gazze’deki zulüm hakkında yeterince konuşuldu, artık sözün bittiği yerdeyiz. Artık konuşma zamanı değil bir şeyler yapma zamanıdır ama hiçbir şey yapamıyoruz. Yapabildiğimizi de yapamıyoruz, daha doğrusu yapabildiğimiz şeyleri de yapmaya cesaret edemiyoruz. Cumhurbaşkanımız sürekli televizyonlarda söylüyor ‘sıra bize de gelecek’ diye tamam sıra bize gelecek ama biz ne yapıyoruz. Yapmamız gereken şeyler var ama cesaret edemiyoruz. Çünkü yüreğimiz yetmiyor. Kendi kendime sürekli şunu soruyorum ‘Kur’an gibi cesaret aşılayan bir kitaptan bu kadar korkak, pısırık zillet içinde bir Ümmet, bir inanan kitlesi nasıl çıktı’  hayret ediyorum. Çünkü Kur’an-ı herkes okur, Kur’an-ı herkes anlar ama cesur olanlar yaşar. Kaybetmeyi göze alanlar yaşar. Gazze yaşar, Gazze’nin çocukları yaşar. Hani diyoruz ya ‘firavun erkek çocuklarınızı keser, kadınlarınızı bırakırdı’ şu an israil’de aynı şeyi yapıyor. Erkeklerimizi kesiyor yanlış anlaşılmasın ben burada cinsiyeti ifade etmiyorum kadınlarımızı bırakıyor. Erkeklerimiz Gazze, kadınlarımız bütün İslam Ülkeleridir. Maalesef durum bu, ağır bir söz ama durum bundan ibaret. Çünkü onlar biliyorlar ki bu adamlara ne verirlerse versinler satın alamazlar. Bu adamlara ne yaparlarsa yapsınlar bitiremezler.

Elbette bizler konuşacağız, meydanı boş bırakmayacağız. En azından Filistin’deki kardeşlerimiz Müslümanlar bizimle beraberdir diyecek ama bununla yetinmeyeceğiz. Boykot diye çağırıyoruz ama ticaretimizi durduramıyoruz. Bazıları hocam elden ne gelir? Elden gelecek çok şey var ama yapacak yürek var mı? Bizde ona bakmamız lazım. Ve bir gün o yürek gelecek,  Filistin gibi Gazze gibi hepimiz ayağa kalkacağız. Ama inşallah o zaman geç olmaz.

Hepimizin bir davası olmalı, davamız hak olmalı, davamız iyilik olmalı ve maalesef vicdanını kaybetmiş bir dünyada davamızı da kaybettik. Mal peşinde koştuk, makam peşinde koştuk ve kendimize yabancılaştık. Artık kendimize dönüp bakma zamanı geldi. Davamız nedir? bakmamız lazım. Hz. Yusuf sürgün edildi, iftiralara uğradı, zindanlara atıldı. Ama zindana girince davasından vazgeçmedi. Ben yoruldum, ben bittim, ben tükendim demedi. Güç değil hak kazanır.

Kur’an-ı Kerim baştan sona Yahudiler anlatılıyor. Nerdeyse Kur’an-ı Kerim’in üçte birinden fazla yerde Yahudilerden bahseder, Yahudilerin karaktersizliğinden bahseder, Peygamberlerinin öldürülmesinden bahseder. Peygamberini öldüren bir kavim çocuklara acır mı? Acımaz. Peygamberimizin son vasiyeti ‘Yahudileri Arabistan’dan sürün’ demişti. Müslümanlar sürememişti, onun acısını yaşıyoruz. Bakın günde beş vakit kıldığımız namazda okuduğumuz Fatiha süresinde Allah’ın sakının dediği ‘Allah’ın gazabına uğrayan Yahudiler ve Hıristiyanlar’ yani günde beş vakit Rabbimiz bize sakın ha Yahudiler gibi Yahudileşmeyin, sakın ha Hıristiyanlar gibi dininizde aşırılığa gitmeyin. Din konusunda yamulmayın. Bizi ikaz ediyor. Bakara süresinde baştan sona Yahudilerden bahseder. Kur’an-ı Kerim diyor ki dikkat Yahudi var diyor. Sahabeler Bakara süresini bilmeyeni komutan yapmazlar. Neden Yahudi oyununu çözsün diye bunu şart koşanlar. Ama bugün biz Fatiha süresine rağmen, Bakara süresine rağmen unuttuk.  Onlarla iştigal etmeyi, onlardan ders almayı, onların nasıl pişman olduklarını görmeyi bıraktık. Peki, biz bu zalimlere karşı neden bir şey yapamıyoruz. Asıl mesele bu, neden bir şey yapamıyoruz? Peygamberimiz bunun cevabını veriyor. Gün gelir milletler birleşir, adı birleşmiş milletler olsun. Leşlerin, kargaların leşe üşüştüğü gibi üzerinize üşüşürler. Sahibiler soruyorlar ya Resulullah o gün sayımız az mı olacak? Hayır bilakis çoksunuz. Suyun üstündeki çer çöp gibisiniz, dağınıksınız. Altınız su kaygan, sürekli kayacaksınız. sabiteniz olmayacak ve siz o zaman o leşler gibi olacaksınız. Kargalara yem olacaksınız. Peygamberimiz bunun cevabını bölüneceksiniz, parçalayacaksınız diyor.

İslam ülkelerinde iktidar şehveti var. İktidarda kalma şehveti var. Evlerimizde konfor var. Konfordan vazgeçemiyoruz. Biz Müslümanlar İsrail malını alma diyoruz ‘ama hocam çok kaliteli’ kaliten batsın. Yıkama o bulaşığı hatta az kirli olsun ne olacak 'ama hocam olur mu bir de ucuz satıyor ben memurum, ben asgari ücretle çalışıyorum ne yapayım’ az yemek ye, yemesek ne olur?  Filistin ekmek bile bulamıyor. Ne olacak aç kalsak? Adamlar bizim konfordan vazgeçmediğimizi biliyor. Onun için indirim üstüne indirim yapıyorlar. Aslında bizimle alay ediyorlar. Sizin derdiniz Filistin değil para para diyorlar. Yapılan indirimler bizim inancımızla alay etmektir. Biz Müslümanlar para sevdasından, makam sevdasından vazgeçemiyoruz. Peygamberimizin söylediği bugünü özetlediği çok güzel bir söz var ‘Siz Yahudilere adım adım uyacaksınız’ Peygamberimizin demek istediği şu onlar öncü olacak sizler taklitçi olacaksınız. Onlar teknoloji ellerinde bulunduracaklar siz onların izinde gideceksiniz. Bugün Filistin ile ilgili bir yazı yazıyorum, facebookta adam engelliyor. Halen biz teknoloji kullanamıyoruz. Üretemiyoruz niye? onlara bağlıyız.  

Kur’an’da Talut ve Calut hadisesi var. Savaş öncesi Allah demişti ki ‘nehirden kana kana su içmeyin. Kana kana su içenler seninle gelip savaşmasınlar.’ Aslında Talut’a Allah şunu söylüyor ‘seni yarı yolda satanlarla yol yürüme, savaşa gitme’ o kana kana içtikleri nehir bizim için dünyayı sembolize ediyor, makamları sembolize ediyor. Aslında bize söylenen şey ‘makamdan, mevkiden, paradan, sermayeden kana kana içenler birlikte yola çıkamazsın. Çıkarsan seni yarı yolda bırakırlar. Samimi insanla çık’ Demektir. Biz nehirden kana kana içtiğimiz için bir şeyler yapamıyoruz. Maalesef biz Müslümanlar kaybettik. Kazanan Gazze, kaybeden bütün Müslümanlar, Müslüman yöneticileri ve hakları hepimiz kaybettik.

Belki tarihte bu kadar büyük bir zillet yaşanmadı. Onun için hepimizin vicdani hareketli, kesinlikle ben şuna inanıyorum benim burada yüreğim ne kadar yanıyorsa, sizin de yüreğiniz yanıyor. Sizin Yüreğiniz ne kadar yanıyorsa benim de yüreğim yanıyor. Ama elimizi bağlamışlar, kolumuzu bağlamışlar. Hazır bir çaresizliğe mahkum etmişler

Dilerim rabbim en yakın zamanda Müslüman halklara bizlere şuur verir, uyanış verir yöneticilerimizi vicdana getirir, sadece konuşmakla kalmazlar harekete geçerler. En azından basit adımlar atarlar, konuşmakla yetinmezler, hepimiz dua edelim. Rabbim bizi hakkıyla iman eden, yolunda sebat eden, yolunda yürüyen ve gerçekten elinden geleni hakkıyla yapan Müslümanlardan eylesin.”dedi.

Program, İlçe Müftüsü Eyüphan Toprak’ın okuduğu dua ile sona erdi. 

Yorum yapın

Üye/Üyeler suç teşkil edecek, yasal açıdan takip gerektirecek, yasaların ya da uluslararası anlaşmaların ihlali sonucunu doğuran ya da böyle durumları teşvik eden, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, toplumca genel kabul görmüş kurallara aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir İçeriği bu web sitesinin hiçbir sayfasında ya da subdomain olarak oluşturulan diğer sayfalarında paylaşamaz *

0 Yorum