Esnaf ve Zamlar

Önceki gün ticaretin kalbi olan İstanbul Toptancılar Çarşısı (İSTOÇ)'a birkaç esnafa uğradım. Yani sahada bir gözlem yaptım. Öncelikle buradaki esnafın genelinin Dolar üzeri ticaret yaptıklarını bilmemiz lazım. Şöyle boydan boya, ada ada gezerken okul sezonu girmesine rağmen bir yoğunluk ya da her zamankine nazaran insan kalabalığı yoktu. Adeta bir sessizlik hakimdi. 

Uğradığım ilk esnaf kendi adına Çin'de ürettiği bir marka adıyla kırtasiye ve büro malzemeleri satıyordu. Polyannacılık yaparcasına “Allah'a şükür kiramız dolarla değil” dedi. Şikayetlerinin başında gümrükte olan mallarını çekememeleri ve her gün maliyetin katlandığıydı. Tamamen dolara endeksli bir ticaret yaptıklarından dolayı sıkıntılarının boylarını aştıklarından bahsediyordu.

İkinci olarak bir zücaciyeciye uğradım. Bir buçuk aydır iş yapmadıklarını gelip burada 3-4 kişi olarak boş boş oturduklarını söyledi. Öyle ki eliyle bir malzemeyi işaret ederek “Şu mal, 80 liraydı. Şimdi bana gelişi 120 lira. Alıcıya söylemeye çekiniyorum. Şu ise 90 liraydı. İnanır mısın bana şimdi 180 liraya geliyor. Nasıl yapacağımı bilmiyorum. Yerli üretim ithalden daha fazla zam yedi. Çoğu esnaf satışı durdurmuş. Satsam yerine yenisini alamam. Satmasam ayrı bir sorun. Olacakları bekliyoruz.” 

Üçüncü bir esnafa uğradım. O da ayrı bir branştan: Avizeci. Kardeşiyle beraber oturuyor. Kendilerinin de aynı şekilde etkilendiklerini ve ne yapacaklarını bilmediklerini belirttiler. Yapılan zam oranlarının %40 ile %100 arasında değiştiğini söylediler. 

Bir de bunun basın yayını ilgilendiren boyutuyla kâğıt satıcıları ve yayıncılar var: İşin bu yönüyle iç içe olmamız itibarıyla ilk gün bir yayınevinin %10 fiyat düzenlemesi yaptığını gördüm. Aynı yayınevi 15-20 gün sonra bir %10 daha artırdı.  Başka bir yayınevi üç aylık bir düzenleme yaptıklarını esnafa duyurdu. Gerisi peşpeşe geldi. Mailimize düşen FİYAT GÜNCELLEMELERİ adeta yağdı. Kimileri de 1 Eylül'den geçerli olmak üzere fiyat düzenlemeleri yaptılar. Hala da yapıyorlar. 

Peki, haksızlar mı? Elbette hayır. Hükümetin anladığı gibi istisnalar hariç bir fırsatçılık da yok. 1 liraya mal olan bir iş 2 liraya kadar yol aldı. Bir yayıncıya uğramıştım. Bu aralar kitap basmadığını belirtti. Meğer çoğu kimse yani yayın sektörünün yüzde 85'i durgunmuş. Üç matbaacıyla konuştum. Yattıklarını ve elemanlara yıllık izin verdiklerini söylediler. 

Meşhur bir kitap sitesi her ay çıkan yüzlerce yeni kitabı yayınlıyor. Bir okuyucu geçen ay bakmış. “3-4 kitap yeni kitap diye yayınlanmış” dedi. Herhalde bu gelişme, olanları özetliyor. 

Tonu 400 dolar olan gazete kâğıdı 800 doları aşmış. Tonu 700 Euro olan kitap kâğıdı 1200'e kadar çıktı. Kağıtçılar lira ile satmıyor. Dövizle anlık fiyat olarak veya dövizle yazılmış çeklerle ancak satıyorlar. Hatta hiç satmayıp beklemede olanlar var. 

Tüm bunlar söz konusu olunca hükümetin 81 ilde fırsatçılık yapanları denetleme ile ilgili haberleri düştü medyaya. Nitekim bazı şirketlere cezalar da kesildi. Fakat bu ara doğalgaza son iki ay içinde %9'dan iki kez zam yapıldı. Yani %18. Halbuki Katar'la yapılacak olan ticari görüşmeler sonucu doğalgazın maliyeti düşürülecek diye haberler okuyoruz basında. 

Ayrıca elektriğe son iki ayda toplam %24 zam yapıldı. Gaz ve elektrik olmazsa olmazıdır halkın. O zaman hükümet esnaftan önce bu kurumları denetlemeli değil mi diye konuşuluyor. Haksızlar mı?

foto
Yazar: Mehmet Ali Gönül
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal