Bingöl-Ak Parti-Kadın Kolları

Türkiye de AK Parti için milat ayrı iken, bu durum Bingöl için ayrıdır.

1) 7 Haziran seçimlerinde AK Parti Bingöl’de aday gösterdiği siyasetçilerin arkasını bilerek boşaltmış, teşkilatların çalışmaması için alttan alttan talimatlar vermiş ve birilerine ders nasıl verilir, güç kimdedir, birilerine günü nasıl gösterilir hesapları yapmıştır.

2)-Beklenmeyen 1 Kasım seçimleri ile bazı veya bilinen adıyla kirli mihraklar tekrar devreye girmiş, 7 Haziranda dağıttıklarını tekrar toparlamak ve “gördünüz mü asıl güç biziz” havası yaratmaya çalışmış, bununla Bingöl’de ki namuslu siyasetin önü tekrar tıkanmıştır.

3)-15 Temmuz alçak darbe girişimi ile bir kez daha asıl aktörler ortaya çıkmış, darbenin sonucuna göre değil darbenin alçakça bir kalkışma olduğunu bilip, sokağa dökülenlerin üç gün sonra darbe bastırılınca tekrar inlerinden çıkan, bu “yağmur nereye yağarsa tarlasını oraya çeken tayfa” ortaya çıkmış ve bir ay boyunca platformlara çıkmış, bağırmış, selfieler çekmişti.

 

Güç ile Ankara’ya ve genel merkeze durumun kontrol altında olduğunu, halkla beraber sokakta oldukları havasını yaratmış ve namuslu insanları bir kez daha yanıltmışlardır.

4)-16 Nisan’da Kurucu genel başkan bir kez daha sahneye çıkmış, ülke siyasetinin gelişme, değişme, yenilenme sürecine girdiğini, bununla beraber Türkiye de çok büyük değişikliklerin olacağı sinyalini vermişti.

 Kadir Topbaş’ın istifası, arkasından diğer istifa ve değişiklik sinyalleri ile yapılmak istenenler bütün ülke de olduğu gibi Bingöl’de de kendisini göstermeye başlamış, olabilecek değişiklikleri kendi leyhlerine çevirmek isteyenler ne kadar uğraşmışlarsa da istediklerini elde edememiş gibi görünüyorlar.

Bingöl de belde, ilçe ve merkez ilçe seçimlerinde istediklerini yapamayanlar, şimdi Kadın Kolları Başkanının istifası ve muhtemel değişiklik ile yine kendilerine yakın birilerini o koltuğa oturtmak isteseler de, durum onların istediği gibi olmayacak…

Çünkü; Bingöl’de yapılan Kadın Girişimciler Toplantısına ülkenin en güçlü ve donanımlı kadınları katılmıştır.

Sadece halkın gözünü boyamak isteselerdi popüler bir kadın sanatçı getirirlerdi.

Görmek istedikleri kadın figürünü önümüze koyar ve arkadan kendi istediklerini o koltuğa oturturlardı. Ancak verilmek istenen mesaj net idi;

 Güçlü, kendi iradesi ile siyaset yapabilen kadınlar ülkenin gelişmesinde ve değişmesinde rol alabilirler.

Birilerinin talimatı ile siyaset yapanlar Ankara’ya çağrıldı ve istifaları alındı.

Gelelim bugüne; Bingöl’de kadın kollarında siyaset yapmak isteyenler birilerinin veya değiştirilenin ekürisi değil, kendisi olmalı.

Bu halk yanlış siyasetçilerden çok çile çekmiştir.

Ve artık yüksek sesle sormaktadır; Çilem dolmadı mı? diye…

Bir de daha önce başka tarlalara ektiğiniz tohumlar Başak verdi,

 ama başaklar danesizdi.

“Tekrar aynı netice için, tekrar başka tarlaya danesiz Başak için tohum atmak gereksizdir.” demezler mi Koç’um.

“Bir de birbirinin aynısı ve her daim beraber olanlardan birini atayacaktınız madem, o zaman Selma Hanımın suçu neydi?” demezler mi…

Peki ne yapmak lazım, hemen söyleyeyim;

Bütün kadınlarımızı, yaprakları ve dalları altına alabilen, Tuba ağacı gibi birini atamalı, somurtkan olmamalı, Güler olmalı.

Okuduğu okul, yaşadığı hayatla, çevresi ile ortalama bir Bingöl’lü kadının yaşamını andırmalı veya bizden biri olmalı…

Son söz; Ankara’ya çağırdığınız iki hanımefendiden diğerleri gibi değil, kendi gibi olanı, Güler olanı görevlendirirseniz, Bingöl’e iyilik yapmış olursunuz sayın genel merkezde ki belirleyiciler.

foto
Yazar: Musa APUHAN
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal