Ramazan ve Şehir

Ramazan ayına girerken şüphesiz hepimiz biliyoruz ki sahur, iftar, hatim, teravih...

Bütün bunlar bu işin ana aksamlarıdır.

Bunların yanında asıl olması gereken; ramazan ayını başlangıç tutarak toplumu imar, ihya, inşa ve ikmal hareketidir.

Sosyal tabakalar arasındaki uçurumu kapatmak, eşitsizliği gidermek, adaleti doğru tesis etmenin adıdır Ramazan.

Bir yıl içerisinde insanın maneviyatında oluşan yarıkları, çıkıkları ve yırtıkları tekrar onarmanın adıdır Ramazan.

Vermekle kendisinden bir şeylerin eksildiğini düşünen ağaların değil, dilediğini vermekle kullarını sınayan ve hazinelerinden hiçbir şey eksilmeyen Allah'ın, kullarına tekrar tekrar isteme fırsatı verdiği ayın adıdır Ramazan.

Kimsesizlerin, yetimlerin, yoksulların, yolda kalmışların, çocukların, delilerin mutlu olduğu ayın adıdır Ramazan. 

"Yeter ki sen iste… her şeye gücü yeten kudret mutlaka verir, ya vererek verir yada vermeyerek verir….’’

Mübarek Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde, Ağanın değil Allah'ın konağında sınırsız nimetler mevcuttur. Ve o vermekle fakir olmaz, hazinelerinden bir şey eksilmez. Her türlü ikramın sınırsız olduğu bu ayda herkes heybesini onu sonsuza dek idare edecek nimetlerle doldursun. 

Tabi ki ay ramazan olunca özelde Bingöl'de ki ramazanlarla ilgili birkaç söz yazmak gerekir. 

Bingöl’de  Ramazan ayında mevsim ne olursa olsun adeta iklim değişir, atmosfer, hava değişir. Rüzgar bir farklı eser. Öyle ki gönülleri, şen ruhları ferah eder. 

Bütün camiler 24 saat açıktır.

Şehrin her yerinde olduğu gibi camilerde de bir tek iftar vaktinde sessizlik vardır.

Her daim insanlar dolar taşar.

Her daim Kuran’lar okunur. 

Cami önleri cıvıl cıvıldır.

Ramazan aylarında Bingöl sokakları farklı simalarla dolar taşar. Diğer illerde ve yurt dışında yaşayan Bingöllülerin, hali vakti yerinde olanların ve durumu müsait olanların bu güzel Ramazan atmosferini yakınları ve sevdikleriyle birlikte yaşamak istemeleri, hasret giderip moral depolamaları, manevi sofradan gıda almaları, şehre bir başka hava katmaktadır. 

Şehrimizde komşuluk hakkı kırk kapıya kadar. Evler yan yana ve karşılıklı olduğu için komşulara pişenden mutlaka ikram edilir, evden eve tabaklar gider gelir, komşuluk mutlaka gözetilir.

Bingöl'de iftar sofralarının baş ağası fakirlerdi. Bu geleneği maalesef günümüzde kaybediyoruz. Şimdi herkes kendi dengini davet eder duruma geldi. Oysa zengin ile fakirin arasındaki farkın kapandığı bir aydı Ramazan… 

Bütün bunların yanında geleneğimizle, göreneğimizle, inancımızla pek fazla örtüşmeyen eğlenceler tertip edilmemeli. Güzel şehrimizde, şehrin göbeğinde kadınlı erkekli eğlenceler tertip ederek ramazanın ruhuna halel getirilmemeli. Bu tür hatalara düşecek yöneticilerimizin olduğunu zannetmiyorum. Elhamdülillah, ramazanın hassasiyetini bilen, gelenek ve göreneklerimizi bilen yöneticilerimiz ve idarecilerimiz vardır. Eğer böyle eğlenceler tertip edilecekse bunun zamanı Ramazan ayından ziyade bahar şenlikleri, güz şenlikleri, hasat dönemi şenlikleri adı altında başka zaman dilimlerinde yapılabilir.

Şunu bilmeliyiz ki hayatında Ramazanın ayrı bir yeri vardır Bingöl halkının, Ramazanın kutsiyetine halel getirmeden, gelenek ve göreneklerimizden kopmadan, bu

Ramazanı da hayır içinde geçirmemiz dileğiyle.

Sevgili Bingöl halkına hayırlı ve bereketli ramazanlar diliyorum.

foto
Yazar: Musa APUHAN
SAHUR~İFTAR~MUKABELE~TERAVİH
4 ay önce

Ne mutlu onlara ki değerlerini unutmayarak bu bereket ve bolluk ayında ata topraklarına gelerek anne, baba, akraba ve yakınlarına hizmet etmek onlarla birlikte manevi havayı solumak adet, kültür, birlik ve beraberliği yaşatmak, bu güzellikler ilimizde ve ülkemizin her köşesinde yaşanmakta ve RABBİMİN bu güzeliklere kattığı manevi havaya şahitlik etmek ne muhteşem bir duygu... Bu duyguyla YAZARIMIZIN haklı vurgusunu katılmamak mümkün değil nefsin muhteşem planları karşısında zafa düşerek; Bu harika atmosfer arafesinde bazı tutum ve davranış hassasiyetlerinin değiştiğine ŞAHİTLİK etmek nefsimize ağır gelmeye başladı. Davetler ALLAH rızası için olalı... Davetler renkli olmalı... Renklerin içinde dengin ve zengin değil, fakir fukara, yani taban olmalı... Birde devletin davetlerine sürekli olan simaların yanında gerçek hizmet bekleyenler olmalıki, bu davette derdine derman arasın... SAYGILARIMLA

SAHUR~~İFTAR~~HATİM(MUKABELE) ~~TERAVİH...
4 ay önce

Ne mutlu onlara;

YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal