Bingöl - 3

Bingöl ile ilgili bu haftaki yazı dizimize,

BİNGÖL’de TARIM

Başlığı altında devam ediyoruz.

 

TRB1 MALATYA ALT BÖLGESİ (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli)

Bitkisel üretim değerinin %5’i, canlı hayvan değerinin %24’ü, hayvansal ürün değerinin %18’i Bingöl iline aittir.

Bingöl’ün tarımsal dış ticareti yok denecek kadar azdır.

Bingöl ün toplam arazisi 825,300 hektar olup, toplam arazisinin 59,140 hektarı tarım arazisi, 432,471 hektarı çayır-mera, 310,142 hektarı orman-fundalık ve 23,547 hektarı ise diğer arazilerden oluşur.

2017 yılında bazı köylerde orman bakanlığının ağaçlandırma çalışmaları hariç.

Sulanabilir tarım arazisi 47,300 hektar olup bu alanın 27,300 hektarı sulanmaktadır.

Tarla bitkileri yıllık üretimleri dikkate alındığında, Bingöl’de en çok yetiştirilen bitkiler sırasıyla;

BUĞDAY(36,835TON)

PATATES(11,664 TON)

 ŞEKER PANCARI(10,231 TON)

Bingöl’de organik tarım için 299 hektar alan kullanılırken, 388 ton organik ürün elde edilmiştir.

Bingöl’de hayvansal üretimde verimliliğin belirleyici unsurlarından biri olan genetik kapasite bakımından oldukça düşük profildeki ırkların yaygın olduğu görülmektedir.

Geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan bir şehrin bağlı olduğu kalkınma grubu içindeki ortalama payı %15 civarında ise, bu şehrin ekonomik ve sosyal gelişmişlik seviyesini varın siz söyleyin…

Sayın eski Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL, Bingöl’ü ziyarete geldiklerinde, yine kendisi gibi eski olan Belediye Başkanı Serdar Atalay bütün bilboardlara, şehrimizi ön plana çıkaracak olan üç afiş astırmıştı;

1)Bingöl balı

2)Yüzen adalar

3)Güneşin doğuşu

1) İçinde yer aldığımız kalkınma bölgesinin balının %50’sini biz üretiyoruz.

Peki soruyorum; ortalama her Bingöllü vatandaşın tükettiği bal miktarını biliyor musunuz?

Türkiye ortalamasının çok altında.

2) 277 bin nüfuslu şehrimizin kaç kişisi yüzen adaları görmüştür?

Kaç kişi yerini biliyor?

Yerel yöneticiler, yerel imkanları kullanarak vatandaşlarını kaç defa oralara götürmek istemişlerdir? Milletvekillerimiz şehrimizin turizmini kalkındırmak adına kaç defa bu tür organizasyonlar tertip etmişlerdir?

3) Güneşin doğuşu içinde aynı soruları hem yerel, hem de genel yöneticilerimize sormuş olalım.

Ekonomik kalkınmışlık ve sosyal gelişmişlik sadece birkaç müteahhidin, müdürün ve siyasetçinin oralara gidip piknik yapmasıyla ölçülemez.

Daha doğrusu bu tür insanlar bir şehri temsil edemez.

Balı yiyip parmaklarını halka yalatmak isteyen,

güneşe sırtını verip halkı karanlıkta bırakan,

kendisi yüzen adanın üstüne çıkıp, adayı halka çektiren bu halkın temsilcisi olamaz.

 

Çünkü bu durum hiçbir vicdana, insafa ve siyasi ahlaka sığdırılamaz.

foto
Yazar: Musa APUHAN
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal